Kayseri Sokaklarında Bir Akşam ve Cezerye Kokusu
Kayseri’nin akşamları başka olur. Rüzgâr, eski taş binaların arasından geçerken sanki geçmişi de yanında sürükler. Ben 25 yaşındayım ve hâlâ bu şehrin bazı sokaklarında çocukluğumu arıyorum. Her köşe başında bir anı saklı gibi. O gün de öyleydi; biraz yorgun, biraz düşünceli, cebimde eksik kalan bir şeylerin ağırlığıyla yürüyordum.
İçimde açıklayamadığım bir boşluk vardı. Sanki bir şeyler eksikti ama ne olduğunu bilmiyordum. İşte tam o sırada, çarşıya yakın küçük bir dükkândan yayılan tatlı bir koku beni durdurdu. Cezerye kokusu… Hani bazı kokular insanı aniden geçmişe götürür ya, işte öyle bir şeydi.
Cezerye Dükkanının Önünde Durduğum An
Cam vitrin buğulu, içeride renk renk cezeryeler dizilmişti. Cevizin o ağır kokusu, havuçla karışıp tatlı bir sıcaklık oluşturuyordu. İçeri girerken istemsizce derin bir nefes aldım. Sanki o koku içimdeki boşluğu bir anlığına dolduracak gibiydi.
Tezgahta orta yaşlı bir adam vardı. Yorgun ama alışmış bir yüz ifadesiyle müşterilere bakıyordu. Gözlerim hemen cezeryelere kaydı. Küçük parçalar, büyük bloklar, fıstıklılar, cevizliler… Hepsi ayrı bir anı gibi dizilmişti.
O an aklımdan geçen tek soru şuydu: “1 kg cezerye fiyatı ne kadar?”
Ama sormadım hemen. Bir süre sadece baktım. Çünkü bazı sorular insanın içinde ağır ağır büyür.
Bir Fiyatın İçinde Gizlenen Hikâyeler
Sonunda dayanamadım.
“1 kg cezerye fiyatı ne kadar?” dedim.
Adam bana baktı, hafif bir tebessüm etti. Sanki bu soruyu günde yüzlerce kez duyuyordu ama yine de her seferinde farklı bir hikâye taşıyormuş gibi dinliyordu.
Fiyatı söylediğinde bir an sustum. Rakam aslında çok da şaşırtıcı değildi ama benim için başka bir anlamı vardı. Çünkü o an sadece bir kilo cezerye fiyatı değildi duyduğum; çocukluğumun, evimizin mutfağının, annemin bayram hazırlıklarının da bir bedeli gibiydi.
İçimde garip bir hayal kırıklığı hissettim. Sanki geçmişe ait bir şey artık eskisi kadar ulaşılabilir değildi.
Paranın Değil, Hatıraların Ağırlığı
Cebimdeki parayı yokladım. Yeterliydi aslında ama bir an tereddüt ettim. Almak mı, almamak mı? Bu sorunun cevabı basit olmamalıydı sanki.
Çünkü cezerye sadece bir tatlı değildi benim için. Çocukken dedemle pazardan dönüşte aldığımız küçük paketleri hatırladım. Eve gidene kadar yarısını yediğimiz o anlar… O zamanlar hiçbir şeyin fiyatını düşünmezdik. Her şey daha hafifti.
Şimdi ise her şeyin bir “1 kg cezerye fiyatı ne kadar?” sorusuna bağlanması içimi burkuyordu.
Geçmişe Açılan Tatlı Bir Kapı
Dükkândan içeri daha fazla adım attım. Raflara yaklaştıkça anılarım da çoğaldı. Bir köşede annemin bayram öncesi yaptığı tatlılar geldi aklıma. Cezerye değil belki ama aynı emeğin, aynı sabrın bir başka haliydi.
O zamanlar annem mutfakta saatlerce uğraşırdı. Ben de kapıdan giren kokuları sayardım. Şimdi düşünüyorum da, o kokular sadece tatlı değilmiş; güvenmiş, huzurmuş, ev demekmiş.
Şimdi ise bu dükkânda yalnızım. Ve tek bir soruya takılı kalmışım: “1 kg cezerye fiyatı ne kadar?”
Satın Almak mı, Hatırlamak mı?
İlginizi Çekebilecek İçerik: 1 insan kaç kromozom ?
Elim rafların arasında gezindi. Küçük bir paket aldım, sonra geri bıraktım. Büyük bir parça aldım, sonra onu da bıraktım. Sanki ne alırsam alayım eksik kalacak gibiydi.
İçimde garip bir umut vardı aslında. Belki bu tatlı, içimdeki boşluğu doldururdu. Belki bir parça cezerye, beni eski günlere geri götürürdü.
Ama aynı anda bir hayal kırıklığı da büyüyordu içimde. Çünkü biliyordum ki bazı şeyler geri gelmezdi. Ne kadar ödersem ödeyeyim, çocukluğumun o saf duygusunu satın alamazdım.
Bir Kilo Cezerye ve Bir Kilo Anı
Kasaya doğru yürürken tekrar düşündüm. 1 kg cezerye fiyatı ne kadar diye sormak aslında sadece bir fiyat öğrenmek değildi benim için. O, geçmişle bugün arasında kurduğum bir köprüydü.
Kasadaki adam paketi tartarken sessizdim. O an sanki sadece bir tatlı değil, yılların birikmiş anılarını da tartıyordu.
Parayı uzattım. Poşeti aldım. Ve o an içimde tuhaf bir boşlukla birlikte hafif bir rahatlama hissettim.
Kayseri Sokaklarına Karışan Düşünceler
Dışarı çıktığımda hava serinlemişti. Poşet elimdeydi ama zihnimde bambaşka şeyler taşıyordum. Yürümeye başladım. Adımlarım ağırdı ama kafam daha hafifti.
Kayseri sokaklarında yürürken kendi kendime düşündüm. İnsan gerçekten neye para veriyor? Bir kiloya mı, yoksa o kilonun içindeki hatıralara mı?
Belki de bu yüzden “1 kg cezerye fiyatı ne kadar?” sorusu bu kadar basit bir soru değildi.
Bir Tatlının İçinde Saklı Hayat
Eve doğru giderken poşeti birkaç kez elime aldım. Açmadım ama kokusunu hissettim. O koku bile yetti bazı şeyleri hatırlamaya.
Çocukluğum, annemin mutfağı, dedemin sessiz gülüşü… Hepsi bir anda zihnime doldu.
Ve o an anladım ki bazı tatlılar sadece yenmek için değildir. Bazıları hatırlamak içindir.
İçimde Büyüyen Sessiz Kabulleniş
Eve vardığımda ışıkları açmadım hemen. Bir süre kapının yanında durdum. Poşeti masaya bıraktım.
İçimde hem bir huzur hem de ince bir sızı vardı. Çünkü biliyordum ki hayat artık eski hayat değildi. Ama yine de bazı küçük şeyler, mesela bir kilo cezerye, beni eskiye bağlamaya yetiyordu.
“1 kg cezerye fiyatı ne kadar?” sorusu artık sadece bir merak değil, bir yolculuğun başlangıcı gibiydi benim için. Bir dükkâna girip çıkmaktan çok daha fazlasıydı yaşadığım.
Son Düşünceler: Tatlının Ötesinde Bir Şey
Şimdi masanın başında oturuyorum. Cezerye hâlâ poşetinde. Açıp yemeye hazır değilim. Çünkü bazen bir şeyi yemek değil, onunla bir süre sadece aynı odada olmak istersin.
İçimde hâlâ o eski günlere dair bir özlem var. Belki hiçbir zaman tamamen geçmeyecek.
Ama şunu biliyorum: Hayatın içinde bazen en basit sorular, en derin duyguları açığa çıkarır. Ve benim için o soru hâlâ zihnimde yankılanıyor:
“1 kg cezerye fiyatı ne kadar?”
Arabadergisi olarak “1 kg cezerye fiyatı ne kadar” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!